All posts tagged: barem

Barem Ar-Ge Merkezi

Teknolojiye adanmışlığımız sayesinde, 2017 yılında,
T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından
araştırma sektörünün ilk ve tek AR-GE MERKEZİ olarak tanındık.

Nur UsluBarem Ar-Ge Merkezi

TÜRK HALKI YERLİ OTOMOBİLİ BEKLİYOR


Yerli Oto2

TÜRK HALKI YERLİ OTOMOBİLİ BEKLİYOR

Pazar Araştırma ve Danışmanlık şirketi Barem, yerli otomobil projesinden haberdar olan ve otomobilin özellikleri hakkında bilgi sahibi 252 kişiyle sosyal medya araştırması gerçekleştirdi. Yapılan araştırmada; yerli otomobil bildiği özellikleriyle çıkarsa ve araç satın almayı planlıyorsa erkeklerde (yüzde 90), 45 yaş üstü kişilerde (yüzde 93), kadınlarda (yüzde 84) ve gençlerde (yüzde 86) yerli otomobil almayı düşünebileceğini söyledi.

Pazar Araştırma ve Danışmanlık şirketi Barem, yedi yıl önce ilk duyurusu yapılan ve son dönemde önemli adımları atılan yerli otomobil projesi hakkında yeni bir araştırma daha gerçekleştirdi.

Otomotivde global trendler üretici firmaları teknoloji şirketleriyle birlikte çalışmaya veya teknoloji şirketlerine dönüşmeye zorluyor. Gelişmiş ülkelerden başlayan ve yayılan sıfır emisyon, elektrikli araçlar ve sürücüsüz araçlar sektörde teknoloji kullanımını destekleyerek Ar-Ge yatırımlarını artırıyor. Ayrıca üretimde Endüstri 4.0‘a hızla adapte olan yoğun teknoloji kullanımı, otomobil maliyetinin içindeki çalışan maliyetlerini azaltıyor ve ucuz işgücü bir avantaj olmaktan çıkıyor. Diğer bir trend ise araç kiralama ve paylaşımı. Bu seçeneğin özel araç satın alımını azaltacağı, ancak çoklu paylaşımında araç ömrünü azaltacağı, dolayısıyla satın alma sıklığını artıracağı yönünde. Bütün bunlara, bu yolla farklı araçlar deneyen kullanıcıların otomobilden beklentilerinin yükseleceği öngörüleri de eklenince asırlık sektörün önemli bir dönüşüm geçiriyor olduğunu söylemek yanlış olmaz.
TÜRK OTOMOTİV SEKTÖRÜ KENDİNİ İSPAT ETMİŞ DURUMDA

Türkiye’nin lokomotif sektörlerinden biri de otomotiv sektörü. İstikrarlı bir artışla 2017 yılında Türkiye’de 1 milyon 100 binin üzerinde otomobil üretildi. Sektör çoğunu Avrupa Birliğine yaptığı ihracatla yılların rekortmeni ve bu yıl nihayet ciddi bir Dış Ticaret fazlası verdi.

YERLİ OTOMOBİL PROJESİ BAŞLADI

Türkiye bu global dönüşüm sırasında, sektördeki gücü ve deneyimi ile kendi otmobilini üretmeye karar verdi. Altı katılımcı ile bir oluşum sağlanarak şirket CEO atanması gerçekleştirildi, şirket kuruldu.

Yerli otomobilin elektrikli olacağı, dijital teknoloji ve akıllı sürüş sistemleri ile donatılmış olacağı, B ve C segmentinde 5 model çıkacağı, rakiplerinin benzer araçlarından daha ekonomik olacağı açıklandı. Tüm bu özellikleriyle proje global trendlere uygun bir yolda ilerliyor. Verilen bilgiler arasında; yerli otomobil için 15 yıl içinde 3,2 milyar avro yatırım yapılacağı, buna karşın projeden 50 milyar avro gelir beklendiği, dolaylı istihdam dahil 20 bin kişiye iş olanağı sağlanacağı, üreticisinin ve müşterisinin ayrıca devlet desteği alacağı da var.

Pazar Araştırma ve Danışmanlık şirketi Barem, yerli otomobil projesinden haberdar olan ve otomobilin özellikleri hakkında bilgi sahibi 252 kişiyle sosyal medya araştırması gerçekleştirdi. Şirket, bundan 7 yıl önce de bu konuda bir araştırma yapmış ve 3 yıl içinde otomobil satın almayı planlayan 330 kişi ile görüşmüştü.

HEM TEKNOLOJİ, HEM EKONOMİ

Son araştırmada yerli otomobilin hem gelişmiş teknolojiye sahip (yüzde 94), hem de ekonomik olacağı (yüzde 90) biliniyor.
Yerli otomobilin en çok bilinen teknolojik özelliklerinin başında elektrikli (yüzde 57) olması geliyor. Onu yüksek güvenlikli (yüzde 51) ve çevre dostu (yüzde 50) olması izliyor. Dayanıklı motor (yüzde 49), yüksek performans (yüzde 48), yüksek donanım (yüzde 46) ve akıllı sürüş teknolojilerine uyumluluk (yüzde 37) da bilinen diğer teknolojik özellikler.

Çoğunluk tarafından bilinen ekonomik özellikler ise düşük satın alma maliyeti (yüzde 62), vergi avantajı (yüzde 59), yakıt tasarrufu (yüzde 53) ve düşük bakım maliyeti (yüzde 52).
2011 yılında gerçekleşen araştırmada üç kişiden ikisi yerli markalı bir otomobilin fiyatının yabancı benzerlerinden daha ucuz olacağını düşünüyordu. Çoğunluk yerli markalı bir otomobilden yabancı benzerleriyle aynı kalite (% 53) ve aynı ürün özelliklerini (% 58) bekliyordu. Kısaca aynı seviyedeki yabancı otomobillerle karşılaştırıldığında yerli otomobilden; benzer ürün özellikleri, benzer kalite ve fakat daha ucuz fiyat bekleniyordu.

SATIN ALACAKLAR ERKEK AĞIRLIKLI VE ÜST YAŞ GRUBUNDAN

Görüşülen kişilerin çoğu (yüzde 88) bildiği özellikleriyle çıkarsa ve araç satın almayı planlıyorsa yerli otomobil almayı düşünebileceğini söyledi. Erkeklerde (yüzde 90) ve 45 yaş üstü kişilerde (yüzde 93) bu oran daha yüksek. Kadınlar (yüzde 84) ve gençlerdeki (yüzde 86) daha düşük olan oranlar bile herhangi bir markanın hayallerinin çok üstünde.
2011 yılında gerçekleştirilen araştırmada 3 kişiden yalnızca ikisi (yüzde 66) yerli otomobil satın almayı düşündüğünü söylemişti.

Bu durumda geçen yedi yılın Türk otomotiv sektörüne güveni artırdığı, yerli ve milli söyleminin hedefine ulaştığı, ya da yerli otomobilin milliyetçilik damarını kabartan bir proje olduğu söylenebilir.

Nur UsluTÜRK HALKI YERLİ OTOMOBİLİ BEKLİYOR

Barem WIN Yıllık Konferansında

Barem Kantitatif Araştırma Direktörü Dorit Çiprut, Beyrut’ta WIN Yıllık Konferansında Ulusal Ulaştırma Ana Planı araştırma sürecini anlatan “Creating Value in Vuca” sunumunu gerçekleştirdi.

Nur UsluBarem WIN Yıllık Konferansında

BAYRAM KISA DA OLSA NEFES ALDIRACAK


BAYRAM KISA DA OLSA İSTANBUL’LULARA NEFES ALDIRACAK

Bu yıl Ramazan Bayramı tatili haftasonu hariç sadece birbuçuk gün olsa da, gerek mevsimin uygunluğu, gerekse erken seçim ve Cumhurbaşkanlığı seçiminde 2. tur beklentisi nedeniyle yıllık tatillerini 08 Temmuz sonrasına erteleyen tatilciler için önemli bir nefes alma fırsatı haline geldi.
Barem, bu konuda CAWI (Bilgisayar Destekli web Görüşmesi) yöntemiyle Istanbul’da yaşayan ABC1 sosyoekonomik statü gruplarından 322 kişiyle bir araştırma gerçekleştirdi.

Bayram tatilinde aile ve akraba ziyareti öncelikli
Araştırmaya göre bu bayramda büyük çoğunluk (yüzde 83) aile ve akraba ziyareti yapmayı planlıyor. Ziyaretler ağırlıklı olarak (yüzde 59) yaşadıkları şehir olan Istanbul’da yapılacak. Ancak ziyaretleri başka bir şehirde (yüzde 22) ya da yurtdışında (2) gerçekleştirecek olanlar da var.
Görüşülen kişiler arasında bayram ziyaretleri yerine veya sonrasında tatile gitmeyi planlayanların oranı yüzde 30. Tatil için genelliklebaşka bir şehre gitmek (yüzde 22) planlansa da, aynı şehirdeki yazlık eve (yüzde 4) ve başka bir ülkeye (yüzde 4) gidecekler de var.

Erken rezervasyon indirimi yaygın
Bayram tatili geçirmek için çoğunluk (yüzde 65) oteli tercih ediyor.
Bu tatilde otel, tatil köyü gibi yerleri tercih edenlerin üçte ikisi (yüzde 66) erken rezervasyon ve benzeri indirim kampanyalarından faydalanıyor.
Tatilinin tamamını ya da bir bölümünü arkadaş/ tanıdık evinde geçireceğini belirtenlerin oranı (yüzde 54) da oldukça yüksek

Tatilde çoğunluk özel otomobil kullanacak
Otobüs (yüzde 28) ve havayolu (yüzde 27) ile tatile gidecekler benzer oranlarda iken denizyolu ile seyahat edeceklerin( yüzde 13) çoğu feribot kullanacak, demiryolcular yalnızca yüzde 2 oranında. Küçük bir kesim (yüzde 4) araç kiralamayı düşünürken çoğunluk (yüzde 71) tatile giderken ve tatilde kendisinin veya bir tanıdığının otomobilini de kullanacak.
Uçakla seyahat edenlerin büyük çoğunluğu (yüzde 76) uçak biletini erken tarihte veya fiyat avantajı sağlayan farklı bir yolla satın alıyor.

3,5 günlük Ramazan Bayramı tatili ortalama 6 güne tamamlanıyor
Tatile gidecek olanların yalnızca yaklaşık üçte biri (yüzde 35) tatilini dört gün ile kısıtlamayı, yarısı ise tatili 5-7 güne çıkmayı düşünüyor. Tatilini daha da uzatacak daha küçük bir kitle de var (yüzde 15)

Genel olarak tatile yıllık izinde gidiyoruz
Genel olarak bakıldığında görüşülen kişilerin üçte biri (yüzde 66) yıllık izinde, yüzde 30’u bayramlarda tatile gidiyor. Dört kişiden biri için tatile gitmenin farklı illerdeki arkadaşları ve akrabaları görmek (yüzde 24), beş kişiden biri (yüzde 20) için de memleketini ziyaret etmek gibi amaçları da var. Gene 5 kişiden biri (yüzde 19), ara ara da olsa, haftasonlarında da tatil amaçlı seyahat ediyor.
Çoğunluk (yüzde 62) yılda 2 ve daha fazla kez tatile çıkıyor

Tatil demek deniz demek
Görüşülen kişilere ilk üç tatil türü tercihleri soruldu. Çoğunluğun (yüzde 75) ilk üç tatil tercihi arasında deniz tatili var. Onu dinlenme/ kafa dinleme amaçlı tatil (yüzde 62) izliyor. Gezi/ kültür (yüzde 44), eğlence (yüzde 34) ve Eş/ dost ziyareti (yüzde 30) de popüler tatil türleri arasında.

Tatil tercihi “tamamen duygusal” !
Araştırmada tatil yeri seçmek için en çok önem verilen kriterlerin fiyata bağlı olduğu görülüyor; Fiyatının uygunluğu (yüzde 27), “Her şey dahil” (yüzde 24) ve Fiyat avantajlı kampanyalar (yüzde 9). Ayrıca tatil yerinin deniz kenarında olması (yüzde 14) ve ilk kez gidilecek bir yer olması (yüzde 12) da önemli.
Tatil organizasyonunu kendi yapanların oranı yüzde 45 iken, acentalarla çalışan yüzde 10, zaman zaman her iki yoluda kullananlar yüzde 45.
Tatil için tanıdık tavsiyesi (60) en önemli kanal, onu web siteleri (yüzde 23) ve TV reklamları (yüzde 11) izliyor

Tatil amaçlı seyahat artıyor
Araştırmada görüşülen kişilerin yarısı (yüzde 50) önceki yıllara göre daha çok tatil amaçlı seyahat ettiğini ifade etti. Yalnızca beş kişiden biri daha az seyahat ediyor (yüzde 19).

Nur UsluBAYRAM KISA DA OLSA NEFES ALDIRACAK

TAKSİDE TAKSİCİ, UBER’DE MÜŞTERİ KRAL

uber-1482913818

TAKSİCİLERİN PARADİGMA DEĞİŞİKLİĞİNE İHTİYAÇLARI VAR!

Hizmete girdiği her ülkede büyük tartışmalara neden olan mobil aplikasyonlu ulaşım sistemi Uber, Türkiye’de de uzun zamandır gündemdeki yerini koruyor. Taksicilerin protestolarına ve saldırılarına hedef olan Uber’in diğer mobil ulaşım aplikasyonları ve taksi kullanımlarına yönelik yapılan araştırmada ilginç sonuçlar ortaya çıktı.

Barem Pazar Araştırma ve Danışmanlık firmasının kendi adına gerçekleştirdiği araştırma kapsamında İstanbul’da yaşayan A-B-C1 sosyo-ekonomik statü gruplarından 432 kişiden, CAWI (Bilgisayar destekli web anketi) yöntemiyle görüşler toplandı.

TAKSİ MÜŞTERİLERİNİN YÜZDE 40’I UBER’İ KULLANIYOR

Görüşülen kişilerin yüzde 73’ü şehir içi ulaşımda taksi veya benzer servisleri kullanıyorlar, bu oran kadınlar arasında daha da yüksek (yüzde 78).

Taksi kullananların yüzde 60’ı taksiye alternatif herhangibir mobil bir aplikasyonu kullanan kişiler. Bu grup içinde Uber’i kullanan kişilerin oranı yüzde 40. Uber dışında BiTaksi (yüzde 41) başta olmak üzere Zipcar, Yoyo gibi farklı ulaşım uygulamaları da kullanılıyor. Uber’i deneyenlerin yarısı BiTaksi de kullanmış ya da kullanıyor. Bu tür applikasyonların kullanımı 18-35 yaşgrubunda daha yüksek.

Taksi kullananların yüzde 40’ı ise Uber dahil farklı ulaşım uygulamalarını/ sistemlerini hiç kullanmamış. Bu oranın 36 yaş ve üzeri kişilerde yüzde 47’ye çıkıyor olması, yaşa bağlı olarak kişilerin; mobil uygulamalara yakın olmamaları, tanıdık taksi durağı/ taksi kullanıyor olmaları, alışkanlıklarına bağlı olmalarıyla açıklanabilir.

Hem Uber, hem de taksi kullananlar; Uber uzakta olduğunda, taksi durağı yakınken, acil ihtiyaç için ve yoldan hızla araç çevirmenin mümkün olduğu durumlarda taksi tercih ediyorlar. Bu grup içinde Uber’i daha çok özel günler için kullanan bir kesim de var.

UBER’DEN MEMNUNİYET ORANI ÇOK YÜKSEK

Barem tarafından yapılan araştırmada, Uber kullananların neredeyse tamamı (yüzde 98’i) Uber’den memnun olduğunu ifade etti. Neden tercih ettikleri sorusunu ise en yüksek oranda rahat seyahat (yüzde 87) olarak cevapladılar. Bu sonucu; şoförün tutum ve davranışı (yüzde 70), güvenli ulaşım (yüzde 69), araç içi temizlik/ koku (yüzde 68), fiyat uygunluğu (yüzde 59) ve şoförün arabayı kullanış tarzı (yüzde 49) ile izliyor.

Görüşülen kişilerin yüzde 88’i taksicilerin Uber karşıtı aktivitelerinden haberdarken, 18-35 yaş grubunun yüzde 92’si gündeme gelen bu haberleri takip ediyor.

MÜŞTERİLER TAKSİCİLERİ HAKSIZ BULUYOR

Taksi – Uber çatışmasını bilen beş kişiden dördü verilen hizmeti karşılaştırdığında, taksicileri haksız bulduğunu söylüyor. Bu oran Uber kullananlar arasında yüzde 93’e ulaşıyor. Diğer taraftan Uber ve benzeri uygulamaları hiç denememiş olan ve sadece taksi kullananların yalnızca üçte biri taksicileri haklı buluyor.

NEDEN UBER?

Barem, Uber lehine ortaya çıkan bu farkı daha iyi anlayabilmek için İstanbul Levent’teki ofisinde 22-44 yaş grubundan, üniversite mezunu veya öğrencisi olan Uber kullanıcılarıyla 2 adet fokus grup gerçekleştirdi.

Bu nitel araştırmanın sonuçlarına göre taksi dahil şehiriçi ulaşım araçlarında fonksiyonel özellikler ön planda iken, yani esas konu “şu noktaya bu fiyata, şu kadar sürede gitmek” iken, Uber fonksiyonel özellikleri en iyi olmanın ötesinde, yolcularını duygusal tatmine de ulaştırıyor.

Sayısal veriler, Uber’in tercih edilmesinin en önemli nedeninin yüzde 87 lik bir oranla “rahatlık “olduğunu gösteriyordu. Nitel araştırma bu “rahatlık” sıfatının ardındakileri irdeledi. Yolculuk öncesinde; araç çağırma, aracın geliş süresi, varış noktası, güzergah seçimi, fiyatın önceden tahmin edilmesi ile rahat eden müşteri; konforlu, ferah, temiz, güzel kokan bir araçta olumlu davranış sergileyen bir şoförle daha rahat bir yolculuk yapıldığı ifade edildi. Nihayet varış noktasına gelindiğinde, ödemenin, uygulamaya bağlı hesaptan otomatik olarak yapıldığı için, para verme, para üstü alma, gerektiğinde makbuz isteme gibi işlemler de rahat bir şekilde araçtan inmeyi sağlıyor. Diğer bir deyiş ile rahatlığa; sipariş verme, ödeme ve konforlu seyahat sırasında fiziksel olarak ulaşılırken tüm bunlarla gelen kafa rahatlığı, yolculuk sırasında kendine ait özel bir alana sahip olma, kendini özel hissetme ve nihayet başkalarının gözünde statü kazanma sayesinde duygu olarak da erişiliyor.

İlginç bir detay: okula Uber ile giden bir üniversite öğrencisi için lüks bir araçtan indiğinin arkadaşları tarafından görülmesi bir utanma vesilesi iken, beyaz yakalı bir genç için statü sembolü olabiliyor. Ancak her şekilde kullanıcılar Uber’den inerken kendilerini son derece önemli ve özel hissediyor ve diğer kişilerin dikkatini çektiklerini düşünüyorlar.

Uber’e genel olarak arkadaş ve tanıdık tavsiyesi ile geçilmiş. İlk deneyimin ücretsiz olması, bilinmezliğin neden olabileceği bariyerleri kaldırarak daha çok kişinin Uber’i kullanmasını sağlamış.

Peki, Uber ile ilişki bu kadar olumlu iken taksi ile durum nedir. Nitel araştırmaya göre özellikle taksi şoförleriyle geçmişte yaşanan bazı olumsuzluklar olası pozitif bir duygusal deneyimin önünü tıkıyor. Olumsuz hikayeler bireylerin kendi tecrübeleriyle de sınırlı kalmıyor. Arkadaş, aile ve iş çevresinde anlatılan olumsuzluklar ve medyada sık sık yeralan haberler taksi dünyasının önüne büyük bir bariyer koyuyor. Taksi şoförleriyle ilgili sıklıkla belirtilen memnuniyetsizliklerin başında; taksilerin gidilecek mesafeye ya da zamana bağlı olarak bazı durumlarda yolcu kabul etmemeleri, yolcuların şoförle istemeden de olsa girdiği diyalog ve tartışmalar, yolcuların taksi içindeki konfor eksikliği, sürücü tarafından seçilen rotayla ilgili olarak önyargılı olmaları nedeniyle kendilerini daha az rahat ve daha az güvende hissetmelerine neden oluyor.

TAKSİDE TAKSİCİ, UBER’DE MÜŞTERİ KRAL
Barem Araştırma ve Danışmanlık kurucu başkanı Doç. Dr. Pervin Olgun’a bu araştırma sonuçları ile ilgili yorumlarını sorduk, işte yorumlar:

Taksi Uber tartışmasını izliyor ve duruma her birimiz kendimize göre yorumlar getiriyoruz. Yaptığımız kantitatif araştırmada Uber’i tercih etme nedenlerinin başında “ rahatlık“ geldi. Kalitatif bulgular “rahatlığın“ Uber’in iç mekanının ferahlığından öte bir şey olduğuna işaret ediyordu. Araştırmacı bakış açısıyla biraz incelediğimizde ise iki farklı iş anlayışının iki hizmeti birbirinden farklılaştırdığını gördük. Taksi şoförleri için, aracın içi şoföre ait bir mekan iken, Uber arac tamamiyle müşteriye ait bir mekan olarak sunuluyor. Taksi şoförü, kendine ait bu mekanı kişiselleştirme özgürlüğüne sahip. Radyo veya müzik seçiminden, ayna civarına ve etrafına astığı, kendi tarzını anlatan objelere kadar herşey, onun dünyasını yansıtıyor, kendini rahat hissettiği bir çalışma ortamını oluşturuyor, yolcuya ise sadece taşıma hizmeti sunuluyor.

Oysa Uber aracın içi tamamen yolcuya sunulan bir mekan olarak tasarlanmış durumda. Sunulan, kurumsal ve standartları belirlenmiş bir hizmet; rota, sürüş tarzı, verilecek ücretin önceden biliniyor olması ve ödeme seçenekleri yolcuya güven veriyor. Ayrıca temiz ve özenli bir araç içinde yol boyu gerekebilecek su, gazete, şarj vb basit ihtiyaçların karşılanması, şoförün mesafeli yaklaşımı ve özel araç şoförü rolünü benimsemiş olarak davranması, müzik vb konularda müşteri taleplerine göre hareket etmesi; işte tek bir “rahatlık“ kelimesi ile ifade edilen buydu. Çok özet olarak söylersek Takside taksici, Uber’de müşteri Kral”.

BUGÜN HAKLI OLMAK YETERLİ Mİ?

Olgun’a göre taksiciler bugün yasal olarak haklı olsalar bile, kendilerini şimdiden, zaman içinde olası yasal duruma göre hazırlamalılar. “Taksiciler açısından Uber’e tepki haklıdır, sonuçta onlar için önemli bir pazar kaybı söz konusudur. Ancak, araştırmamızda görüştüğümüz Uber’i hiç denememiş taksi müşterilerinin bile üçte ikisi taksicilerin tepkisini haksız olarak nitelendirmesi dikkate alınmalı. Yağmurlu günlerde yolcu almayan, gidilecek yöne göre yolcu seçen, hepsi aynı saatte vardiya değiştirip yolcuları sokaklarda bırakan, ya da yarı yolda indiren, kendi zevkine uygun müziği dayatan sürücülere herkes rastlamıştır, sayıları az da olsa bu tür taksi sürücüleriyle, standartları olmayan ve hizmet kalitesi objektif kriterlerle ölçülemeyen bir hizmetin Uber veya benzeri hizmetler karşısında, sadece” biz haklıyız “ diyerek, değişmeye yanaşmadan, ayakta kalması mümkün olabilir mi?

Uber, yepyeni bir anlayışın eseri, tek bir aracı olmayan, dünyanın en büyük taksi hizmeti sunucusu. Taksiciler, bugün, Uber için sözkonusu olan bir takım yasal sorunlara odaklanarak haklılıklarını tartışılabilir, ancak her yenilik, kendi varoluş nedenlerine uygun zemini de hızla oluşturur, taksi alternatifi olan hizmetlerin de yasal sorunlarını zaman içinde sağlam bir zemine oturtacağı açıktır”.

TAKSİCİLERİN İHTİYACI PARADİGMA DEĞİŞİKLİĞİ

Olgun’un taksicilere önerisi rekabeti inceleyerek iş modellerini ciddi olarak gözden geçirmeleri “Çok önemli bir hizmeti bugüne kadar rakip bir sektör olmadan gerçekleştirmiş olan taksicilerin, “yolcuyu işinin odağına koyan “, “kendi özel güç alanını yolcuya terkeden” bu yeni anlayışa gürültü kopararak karşı çıkmak yerine, yeni iş modellerini benimseyerek hamleler yapması daha doğru olacaktır. Yeni dünya, her alanda değişimi, varolan sistemleri tekrar tekrar irdelemeyi, gelişim alanlarını farkederek ileri planlar yapmayı gerektiriyor. Taksi esnafının da paradigma değişikliği ile “hizmet anlayışımı nasıl değiştirir ve kendimi dijitalleşmenin sunduğu olanaklarla ile güçlendirilmiş yolcu beklentilerini içeren bu yeni rekabete nasıl hazırlarım “ sorusuna cevap bulmasının zamanıdır”.

Nur UsluTAKSİDE TAKSİCİ, UBER’DE MÜŞTERİ KRAL

MUTLULUK – REFAH – UMUT 2017

Mutlu Yıllar 2018

ZOR BİR YIL BEKLENİYOR!

Bu yıl GIA ve WIN gruplarının birlikte 55 ülkede gerçekleştirdiği EOY Araştırmasının bulguları Refah beklentisi, Umut ve Mutlulukla ilgili dünyada ciddi bir karamsarlığa işaret ediyor.

Mutluluk: Dünya 2017’de daha az mutluydu

Araştırmada dünyanın yaklaşık üçte ikisi (%59) mutlu olduğunu söyledi. Bu geçen yıldan 10 puan daha düşük. 2017 hemen hemen her hafta bir terör saldırısının olduğu ve dünyanın her yerinde insanların hayatlarını etkilediği zor bir yıldı. Buna rağmen araştırmaya katılan ülkelerin çoğu mutlu. Net mutluluk skoru global olarak +48, önceki yıldan 11 puan daha düşük. Araştırmaya katılan 55 ülkenin, önceki yıllardakine benzer olarak, yalnızca %8’inde net skor negatif.

EOY Dünya Türkiye MUTLULUK Karşılaştırma 2010-17

Dünyanın en mutlu kıtası +66 net skorla Güney Amerika iken, Brezilyanın en mutsuz 6. ülke olması ilginç. Komşularımız İran ve Irak dünyanın en mutsuz ülkeleri. Türkiye en mutsuz 10 ülke listesinde 9. sırada yer alıyor.
Rusya ve ABD’de net mutluluk skorları tamamen eşit, +50.

MUTLULUK

Refah Beklentisi Çok Düştü
Dünyanın yüzde 28’i 2018 yılının ekonomik olarak 2017’den daha iyi olacağını düşünüyor, ancak tersini düşünenler 2 puan daha fazla. Bu durum geçen yıla göre çok önemli bir düşüşe işaret ediyor. Ekonomik beklenti neredeyse 2011 krizi kadar düşük.

EOY Dünya Türkiye REFAH Karşılaştırma 2010-17

Dünyanın 2018 yılının 2017 yılından daha iyi olacağını ve tam tersini düşünen ilk 10 ülkesi listeleri; optimist ülkelerin tamamının gelişmekte olan ülkeler olduğunu gösteriyor. Güney Asya’nın önemli bir ağırlığı var. Diğer taraftan İtalya ve Yunanistan’ın ardından Dünyanın ekonomi açısından en pesimist 3. ülkesi Türkiye. Brexit’in İngilizleri ekonomik olarak karamsarlığa düşürdüğü görünüyor. Listede geçtiğimiz yıllarda örnek ekonomiler olarak gösterilen Meksika ve Güney Afrika’nın bulunması da dikkat çekici. Başta ABD olmak üzere Avrupa, Japonya, Güney Kore gibi gelişmiş ülkelerin Hollanda hariç (+1) tamamının ekonomik refah beklentisi net skoru negatifte kaldı. Rusya’da da net skor ekside ancak halkın neredeyse yarısı ekonominin sabit kalacağını düşünüyor.REFAHGezegende gene umut var… ancak çok daha az

Dünyanın %40’ı 2018 yılının 2017’ye göre daha iyi geçmesini bekliyor, % 23’ü ise tam tersini. Sonuç olarak Net Skor +16. Refah beklentisi ile karşılaştırıldığında buraya kadar hiç fena görünmüyor. Ancak Net Skorun geçen yıl +37 olduğu hatırlanınca, umudun ne kadar düştüğü anlaşılıyor. Bu düşüş dünyanın keşmekeşin arttığı, öngörülebilirliğin azaldığı bir yer haline dönüşmesinin yarattığı endişe ve kaygıları gözler önüne seriyor.

EOY Dünya Türkiye UMUT Karşılaştırma 2010-17

Sıralama değişse de umudu yüksek 10 ülke refah beklentisi yüksek 10 ülke ile aynı, yalnızca listede Pakistan yerini İsveç’e bırakıyor. Umutlu ülkelerin çoğu Güney Asya’da. En umutsuz iki ülke gene İtalya ve Yunanistan iken Türkiye 8. sırada. Rusya ile karşılaştırıldığında ABD’de hem umutlular, hem umutsuzlar daha fazla. Rusya’da 2018’de 2017’ye göre değişim beklemeyenler yarıya yakın. Gelişmiş ülkelerde ortalamanın üstünde net skor yalnızca ilk 10’daki İsveç ve ABD’de görünüyor. Umut gelişmekte olanların tekelinde.

UMUT
Araştırmanın Künyesi EOY 2017 Araştırması 55 ülkede toplam 53,769 kişi ile Kasım-Aralık 2017 aylarında , ülkelerin nüfusunu temsil eden örneklemlerle gerçekleştirildi. Türkiye’de CATI Yöntemi ile 1000 kişi ile görüşüldü.
Bu yazıda kullanılan Net Skor; sorulan konuyla ilgili olumlu cevap oranı ile olumsuz cevap oranının farkıdır.

Nur UsluMUTLULUK – REFAH – UMUT 2017

ULAŞTIRMADA REKOR HIZLA REKOR GÖRÜŞME SAYISI !

 

foto4

BAREM Pazar Araştırma ve Danışmanlık Şirketinin yalnızca 20 haftada 332 bini aşkın sürücü ve yolcu görüşmesi gerçekleştirdiği çalışma, Türkiye Cumhuriyeti Ulusal Ulaştırma Ana Planı Projesinin ilk adımı.

Proje; 2023 hedefleri ve 2035 vizyonu dikkate alınarak Türkiye’nin yeni ulaştırma stratejisini hazırlamak üzere Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından, EGİS–ATKINS-WYG-ARMADA-SYSTEMA-PANTEIA konsorsiyumuna ihale edilen bir Türkiye-Avrupa Birliği ortak projesi.

Proje çerçevesinde gerçekleştirilen araştırmada; havalimanları, tren garları, otobüs terminalleri ve limanlarda yolcularla, şehirler arası yollarda binek, hafif ve ağır vasıta sürücüleri ve otobüs yolcularıyla yüzyüze görüşüldü. Ayrıca yük limanlarıyla lojistik merkezlerde ağır vasıta sürücüleriyle yük anketleri yapıldı. Ek olarak hafif ve ağır vasıta sürücüleri ile, uçak, tren ve otobüs yolcularıyla ulaşım tercihi anketleri gerçekleştirildi.

Çalışma 42 ildeki 242 noktada, Mart –Ekim 2016 ayları arasındaki 2 ayrı dönemde yalnızca iş günlerinde, 07:00-19:00 saatleri arasında 20 haftalık bir çalışmayla tamamlandı. 350 kişiyi aşan bir saha ekibi tarafından kotarılan araştırmada 100 günlük saha çalışmasıyla 301.936 adet yol kenarı ve yolcu anketine ek olarak 30.202 yolcu ile de tercih anketleri tamamlandı.

Sayılar

Türkiye’de ulaşım alanındaki en büyük araştırma

BAREM Pazar Araştırma ve Danışmanlık firması tarafından EGİS liderliğindeki Konsorsiyum adına gerçekleştirilen çalışma, Türkiye’de ulaşım alanında yapılan en kapsamlı araştırma olma özelliğini taşıyor. Çalışmada mevcut ulaşım tercihleri ve hareketlilik hakkında toplanan veriler modellenerek, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından önümüzdeki 20 yıllık ulaştırma ana planı geliştirilecek. Bu proje ile, ulaşım konusunda en iyi ve en güvenli hizmetin verilmesi hedeflenmekte olup, sahadan elde edilen veriler ulaştırma alternatiflerinin çeşitlendirilmesi ve yatırımların tercihlere göre yönlendirilmesinde kullanılacak.

Araştırmanın tamamının CAPI (Bilgisayar Destekli Yüzyüze Görüşme) yöntemiyle, online tabletlerle gerçekleştirilmesi, bu büyüklükte bir çalışma için bir ilk oldu. Şehirler arası yollarda, çevirme cepleri oluşturularak, örnekleme kurallarına göre seçilen araç sürücüleri ve otobüs yolcuları ankete katılıma davet edildiler. Ayrıca hava alanları, limanlar tren ve otobüs terminallerinde de görüşmeler gerçekleştirildi. Tabletler, Barem tarafından geliştirilen özel bir yazılım sayesinde, geolokasyon, görüntü ve içerik kontrolleri ile, yüksek veri kalitesi ve veri güvenliği sağlandı. Tüm proje paydaşları ile online gerçek zamanlı bilgi paylaşımı dijital bir platform üzerinden gerçekleştirildi.

Nur UsluULAŞTIRMADA REKOR HIZLA REKOR GÖRÜŞME SAYISI !