All posts tagged: internet penetrasyonu

İNTERNET CANDIR !

Internet artık çoğumuz için çok çeşitli amaçlara hizmet eden vazgeçilemez bir alışkanlık; Dünyada neler olup bittiğini görmek, arkadaşlarımızdan kimin nerede kiminle ne yaptığını öğrenmek, evdeki malzemeye göre yemek seçmek, tarif almak, neyin nerede en uygun fiyata satıldığını anlamak, ekonomik olarak alışveriş yapmak, bilmediğimiz bir bölgede gideceğimiz adresi kolayca bulmak gibi. Artık kimse “bilmiyorum ki” ile başlayan bir mazereti kabul etmiyor.
İnternet bize daha hızlı, daha kolay, daha rahat ve daha ekonomik bir yaşam sunuyor. Aynı zamanda ne şekilde kullanıldığına bağlı olarak eğlenme, bilgi sahibi olma, özgürlük, aidiyet, huzur, mutluluk, kendine güven, kendini ifade etme, saygınlık, çekici hissetme gibi çok sayıda duyguyu da tatmin ediyor.
Eskiden, yani bir kaç sene önce, internet için sabit bir bilgisayar ve tabii evde, işyerinde veya internet cafe’de olmak gerektirdi. Mobil cihazlar ve özellikle akıllı telefonlar sayesinde artık mekandan bağımsızız. Heryerde, her zaman internete girebiliriz; isyerinde, okulda, sokakta, araçta.

Her an elimizin altında olması ve de çok işimize yaraması; giderek daha sık internete girmeyi, daha çok işimizi onunla yapmayı, hatta onsuz yapamamayı getirdi. İnternet zamanla alışkanlığa, hatta bir tür bağımlılığa dönüştü.
Peki nereye kadar? İnternet kullanımını günlük hayatımızdan çıkarmamak için neleri feda edebiliz. Boston Consultant Group’un son yıllarda yapılan global bir araştırmasına göre İngilizlerin % 65’i interneti alkole tercih ediyor. Rusların % 36’sı bir yıl arabalarını kullanmamaya razı, yeter ki internetleri kesilmesin. Japonların % 56’sı ise internet için cinsel hayatından vazgeçebileceğini söylüyor.
İşin ilginç yanı internetsiz hayatı bilen kuşakların internete, internete doğan genç kuşaklardan daha çok değer veriyor olmaları. Benzer şekilde gelişmekte olan ülkelerde internete gelişmiş ülkelerden daha çok değer veriliyor. Neden mi? Çünkü onlar internetsiz yaşam ile internetli yaşamı karşılaştırarak farkı görme, internetin yaşama getirdiği katma değeri ölçebilme şansına sahipler.Buna benzer olarak, Türkiye’de, Endonezya, Brezilya ve Rusya gibi gelişmekte olan diğer ülkelerde olduğu gibi, sosyal medya kullanım oranı ve internette geçirilen zaman gelişmiş ülkelere, örneğin ABD’ye göre daha fazla.
Avea Mobil Bağlantı Direktörü Baran YURDAGÜL, BAREM tarafından gerçekleştirilen Türkiyedeki internet kullanımı ile ilgili araştırma sonuçlarını paylaştı. “BAREM ile birlikte yılda 2 kez gerçekleştirdiğimiz İnternet Penetrasyon Takip araştırmasında internet kullanımını da inceledik. Türkiye’de iş dışı amaçla internet kullananların oranı % 56 ve artış trendi sürüyor. İnternet kullanıcılarının 3’te 2’si her gün en az bir kez iş dışı amaçla internete giriyor. Yine iş dışı amaçla bir haftada internete girme sayısı, mobil internet sayesinde, 2 yılda 2 katına, ortalama 11 keze çıktı. Her girişte kalış süresi ise 2 saatten biraz azalarak 100 dakikaya indi, bu haftada yaklaşık 18 saat demek. Bu süre Erkekler, 15-35 yaş grubundaki gençler, AB sosyoekonomik statü grupları ve Üniversite mezunları arasında biraz daha uzun”.

Internetin, özel hayatın gizliliği ve güvenlik açısından tehlikeleri hepimizin malumu ancak, özellikle çocuklar ve gençleri derslerinden ve sosyal yaşamdan kopararak gelişimlerine zarar verip vermediği yaygın olarak tartışılıyor.
Barem Başkanı Pervin Olgun bir kaç yıl önce gerçekleştirdikleri detaylı bir araştırmanın çarpıcı sonuçlarından bahsetti. “2011 yılında TTNet için yaptığımız 08-30 yaş medya tüketimi araştırmasında önce derinlemesine görüşmeler, ardından hedef gruplar ve aileleriyle fokus gruplar daha sonra kantitatif bölümde hedef gruplarla yüzyüze görüşmeler, günlük egzersizi ve akademisyenlerin katılımı ile testler yaptık. Tüm bunların sonucunda internetin çocuk gelişimine zarar değil yarar sağladığını gördük. Araştırmada interneti yoğun olarak kullanan çocukların kullanmayanlara göre hayal gücü, yaratıcılık, girişimcilik, olup bitenden haberdar olma, sosyalleşme, insanlarla yakınlık kurma, yüzyüze iletişim kurma, geniş kelime haznesi, kendini ifade edebilme, aykırı fikirleri paylaşabilme, kendine hedef koyma, planlı olma gibi, ebeveynlerin çocuk yetiştirirken önem verdikleri bir çok konuda korkulanın aksine daha başarılı oldukları ortaya çıktı”.

Internetin geleceği, daha çok iş dünyasını ve kamuyu hedef alsa da “herşeyin interneti” olarak özetleniyor. Özel hayatta internet mobil cihazlar ve akıllı televizyonlardan akıllı evlere, eşyalara, araçlara, giysilere, kısaca herşeye doğru yayılıyor.

Görünen o ki internetin bize vereceklerinin sınırı yok. Ne kadar verirse o kadar alıyoruz ve aslında kimse bağımlı olmaktan şikayetçi değil.

Nur UsluİNTERNET CANDIR !